28 Temmuz 2013 Pazar

     İstanbul Emniyeti'ni soydular

stanbul Emniyeti'nin en kritik birimlerinin bulunduğu binada inanılmaz bir olay yaşandı. Hırsızlar emniyeti soydu.




istanbul Emniyeti'nin en kritik operasyonlarına imza atan birimlerinin bulunduğu Vatan Caddesi'ndeki yerleşkesinde güvenlik zafiyeti... Hürriyet'ten Çetin Aydın'ın haberine göre,  Sahte plakalı kamyonetle gelen kişiler "Malzeme alacağız" dedi, depoya girdi, hırsızlık yapıp kaçtı.
KAMYONETLE EMNİYETE GİRDİLER
Pazartesi günü saat 06.00'da, baretli 3 kişi kamyonetle İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün kale gibi korunan Vatan Caddesi'ndeki kontrol noktasına geldi. Kontrol noktasının ardı, Emniyet'in önünden geçen ve trafiğe kapalı sokaktı. Kamyonettekiler, "Tuna İnşaat'tan geliyoruz. Malzeme getirdik" dedi. Polisler şantiye bekçisini çağırdı. Bekçi, "Arkadaşları tanımıyorum ama malzeme getireceklerdi. Gelsinler" dedi.
KONTROL EDİLMEDİ
Polisler kamyoneti kontrol etmeden içeri aldı. Bekçi kamyonetteki 3 kişiyi emniyetin hemen yanında bulunan depoya götürdü. Kapıyı açtıktan sonra,"Sizi tanımıyorum. Kalfaya bir sorayım" dedi. Bekçi yanlarındanayrılınca hırsızlar depoda bulunan yaklaşık 20 bin TL değerindeki yanmazkablo bobinini kamyonete yükledi ve kaçtı. Bekçi ve kalfa polislere,"Kamyoneti durdurun" diye bağırdı ancak kamyonet bu sırada kontrol noktasını geçmişti. Hırsızlığın gerçekleştirildiği yerde emniyetin kamera sistemi yoktu. Eşkalleri kameradan tespit edildi ancak kimlikleri belirlenemedi. Kamyonetin plakası ise sahteydi.
ÇAPKIN'DAN TALİMAT
Hırsızlık hemen İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın'a bildirildi. Hüseyin Çapkın olayda ihmali bulunanların tespit edilmesi ve cezalandırılması talimatı verdi.
YA BOMBALI ARAÇ OLSAYDI
Emniyet'te yaşanan hırsızlıktan çok, bir kamyonetin hırsızlık için de olsagüvenlik koridorunu rahatlıkla aşabilmesi rahatsız etti. Kamyonetin kontrol noktasından geçtikten sonra emniyetin araç çıkış kapısındanrahatlıkla içeri girebileceği, bombalı saldırı da dahil her türlü eylemi yapabilecek konuma gelebileceği belirtildi. Bir emniyet yetkilisi,rahatsızlık veren konunun bu ihtimaller olduğunu söyledi.
22 KİLİT ŞUBE BURADA
Vatan Caddesi'ndeki yerleşkede, Terör, İstihbarat, Narkotik, Mali, Kaçakçılık, Organize, Siber Suçlar'ın da arasında bulunduğu 22 kilit şube bulunuyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, son olarak 2005 yılındahırsız şoku yaşadı. Emniyetin otoparkına giren hırsızlar 42 aracıncamlarını kırarak teyplerini çalmıştı.
OLAY BATI KANADINDA
Vatan Caddesi'ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü yerleşkesi, 3 blok ve MOBESE binasından oluşuyor. Yerleşkenin batı kanadında araç çıkış kapısı bulunuyor. Olayın yaşandığı şantiye bu kapıyla bitişik durumda.

Erdoğan'dan Mısır'daki katliama sert tepki

Başbakan Erdoğan TÜMSİAD iftarına katıldı. Buradaki konuşmasında Adeviyye'deki katliama sert çıktı..




"BATI MEDYASI NEDEN KATLİAMI GÖRMÜYOR"
Taksim'deki gösterileri canlı yayınlayan CNN BBC, Mısır'daki Adeviyye Meydanı'ndaki katliamı neden görmüyor?

"TÜRKİYE ZALİMLERİN DEĞİL MISIR'IN KARDEŞİDİR"

Bu gece en büyük üzüntüm 200'ü aşkın kardeşleri öldürülürken Tahrir Meydanı'nda havai fişeklerini atarak eğlenenler vardı. Acaba bu eğlenenler kimler. Mısır'ın şehitlerine Allah'tan rahmet diliyorum. Türkiye Mısır'ın kardeşidir. Ama zalimlerin değil. 

"ADALET KATLEDİLİYOR"

Mısır'da adalet katlediliyor. Siz bunu ne zaman göreceksiniz. Kardeşlerinizin kanı akıtılırken siz ne zaman fark edeceksiniz? Suriye'de de fark etmediniz. Mısır'da akan masum sivillerin kanı, sessiz kalanların eline yüzüne bulaşmıştır. Sessiz kalan bu vahşetin ortağıdır. Biz haksızlık karşısında eğilmeyiz. Haksızlık karşısında eğilip dilsiz şeytanlardan olmayacağız. Mısır'da demokrasi, milli irade katledilmiştir. Şimdi de millet katlediliyor. Bunu bütün dünyaya duyuracağız.Mısır'da darbenin arkasında kimler olduğunu biliyoruz. Darbenin karşısında duran Mısır halkına selamlarımı gönderiyorum.

"SALDIRIYI YAPANLARA MÜSLÜMAN DİYORLAR"

Somali'den de acı bir haber aldık. Türkiye Büyükelçiliği'nin ek binasına bombalı saldırı düzenlendi. Bir polisimiz maalesef şehit oldu. 3 vatandaşımız da yaralandı. Bu saldırıyı yapanlar da güya Müslüman. Hükümetimize karşı yapıyorlar. Neden, Mogadişu'daki kardeşlerimize yardım ettiğimiz için.

Çözüm sürecinin başlamasıyla birlikte halkla daha yakın iletişim kurabilmek için Kürtçe dil eğitimi alan Diyarbakır polisinden yeni açılım.
Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Dağkapı Meydanı'nda Kürtlere iftar yemeği verecek. Yaklaşık beş bin kişinin katılması hedeflenen ve 2 Ağustos'ta gerçekleşecek olan yemekte Diyarbakır polisi ve halk iftar sofrasında buluşup orucunu aynı masada açacak.

DARAĞACININ KURULDUĞU MEYDAN

Emniyet Müdürlüğü'nün organizasyon için seçtiği mekan ise anlamlı. İftar yemeği, 1925 yılında gerçekleşen 11. Kürt isyanının lideri Şeyh Sait'in idam edildiği Dağkapı Meydanı'nda gerçekleşecek. Kürtler için kritik öneme sahip meydandagerçekleştirilecek yemekle çözüm sürecini provoke etmek isteyen çevrelere en anlamlı mesaj verilmiş olacak. Yıllarca Diyarbakır polisi ve halkın karşı karşıya geldiği meydanda bu defa taraflar iftar masasında yan yana olacak.

MASRAFLARI POLİS KARŞILAYACAK

Diyarbakır polisi ve Diyarbakır halkını aynı masada buluşturacak iftar yemeği içinkamu kaynağı da kullanılmayacak. Bir ilk olacak etkinliğin tüm masrafını Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü ödeyecek. İftara katılan her polis kendi masasında oturan üç vatandaşın yemek parasını cebinden ödeyecek. İftar yemeğine kent protokolünden katılacak en yüksek temsilci ise yaklaşık üç ay önce Diyarbakır'a atanan Vali Cahit Kıraç olacak. Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven, emniyet amirleri, kaymakamlar, belediye başkanları ve muhtarlar da yine protokol masasında yer alacaklar.

O MEYDANDA İDAM EDİLDİ

Şeyh Said, Cumhuriyet'in ilk yıllarında Güneydoğu'da oluşan muhalefetin önemli isimlerindendi. 1925'te adamlarının Piran Köyü'nde arama yapan jandarmayla girdiği çatışma, yaygın bir ayaklanmaya dönüştü. İsyanın bastırılmasının ardından İstiklal Mahkemeleri'nde yargılanan Şeyh Said, Dağkapı Meydanı'nda asılarak idam edildi.

Başbakan Erdoğan, önceki gün Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı'nın açılış törenine katıldı. Apronda verilen iftar yemeğine katılan Erdoğan, dahasonra da Uludere'deki hava harekatında hayatını kaybedenlerinaileleriyle bir araya geldi. Görüşmede, hayatını kaybedenlerin yakınlarından Zeki Tosun (Mehmet Tosun'un babası), Sadık Alma (Nadir Alma'nın babası), Emine Ürek (Yüksel Ürek'in annesi), Emek Encü (Erkan Encü'nün annesi), Veli Encü (Serhat Encü'nün kardeşi) ve Reşit Ant (Adem Ant'ın babası) yer aldı.

"EMİRDEN HABERİM YOKTU"

Ailelerin daha önce iftara katılmayacaklarını açıklanmış, ancak BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın devreye girmesiyle iftar konusunda ikna edildikleri öne sürülmüştü. Ancak Vatan'dan Kenan Butakın'a konuşan Adem Ant'ın babasıReşit Ant, iftara da havaalanının açılışına da katılmadıklarını söyleyererek şunları söyledi:
"Başbakan'la görüşmeye hayatını kaybedenlerin yakınları olarak 6 kişi katıldık. Görüşme havaalanında iftardan sonra oldu. Yaptığımız görüşmede faillerin açığa çıkarılmasını, dosyanın Genelkurmay'dan alınıp tekrar savcılığa iletilmesini ve gizliliğinde kalkmasını istedik. Görüşmede bize yapılan haksızlığı dile getirdik. Başbakan da iki saatlik görüşmede bize, mahkemeler beni aşıyor dedi. Bizim sabretmemizi istedi. Dosyanın Genelkurmay'a gitmesinin, dosyanın kapandığı anlamına gelmediğini, Genelkurmayın da inceleme yaptığını, dosyanın tekrar sivil yargıya gideceğini, son olarak da dosyanın kendilerine geleceğini kaydetti. Bazı mahkemelerin de 10 yıl sürdüğünü, Uludere olayında verilen emirden haberinin olmadığını, emri kendisinin vermediğini söyledi. Başbakan'la konuştuğumuz bazı konuları ise biz söylemeyeceğiz. Eğer Başbakan kendisi açıklama yaparsa yapar."

Haberturk'ten kovulduktan sonra Taraf Gazetesi'nde haber koordinatörlüğüne getirilen Ceyda Karan Mısır'daki darbeyi sabah akşam övmeye devam ediyor.

'MURSİ HAK ETMİŞTİ DEMİŞTİ'

Daha önce katıldığı TV programında yaptığı açıklamada Mursi'nin bu darbeyi hak ettiğini savunan dış politika yazarı bu kez de attığı tweetle yine nasıl bir darbe sever olduğunu kanıtladı.

'SİSİ BEKARET KONTROLÜNÜ SAVUNUYOR'

Sisi'yi dindar biri olarak överken, devrimci kadınlara bekaret kontrolü yapmayı savunan birini bir kadının savunması ve onu övmesi kadınlardan büyük tepki aldı.